her seferinde - chaque fois - each time
pandül imalat sehpası (her biri için 2 adet pres, makas ve metre) - table d'exécution de pendule (2 presses, ciseaux et mètre pour chacun) - dropper execution table (2 press, cutter and meters for each)
grubun her üyesinin işin hacmine göre yüzdelik kısımları ve paylaştığı işler - tâches et les parts de chaque membre du groupement en pourcentage - split of works and shares of each member of consortium per total volume of works
her geçen gün - de jour en jour - with every passing day, each passing day
ince akrilik macun 25 kg (kova) - mastic acyrylique fin (par seau de 25 kg) - thin acrylic mastic (in buckets of 25 kg each)
- masse techniquement admissible sur chaque essieu - technically permissible mass on each axle
- masse techniquement admissible sur chaque groupe d'essieux - technically permissible mass on each axle group
- masse en charge maximale admissible du véhicule immatriculé/en service prévue sur chaque essieu - intended registration/in service maximum permissible laden mass on each axle
- masse en charge maximale admissible du véhicule immatriculé/en service prévue sur chaque groupe d'essieux - intended registration/in service maximum permissible laden mass on each axle group
birbirini tamamlamak - se compléter - complete each other
beheri - chacun, chacune - each
ileride, bir gün, zamanla - à terme - with time, in time
zaman zaman, ara ara - par accès - from time to time
bekletme süresi - durée d'attente - holding time, (waiting time)
yarım gün çalışma, yarımgün iş, yarızamanlı iş, yarı zamanlı çalışma - travailler à temps partiel - part-time job, work part-time
tutma süresi, kalma süresi, stok süresi, saklama süresi - temps de séjour, temps de conservation, temps de stockage - retention time, storage time
uygun zamanda - en temps opportun - at the proper time, at an opportune time
zamanında, doğru zamanda, doğru anda, istenilen zamanda - en temps voulu - at the right time, at a proper time, timely
zamanlı röle - relais de temporisation (relais de camion sur rail) - time delay relay, time relay
bağlı kalma süresi, bağlantı süresi, bağlanma süresi - temps de connexion - connect time, connected time
çalışma süresi - temps de fonctionnement - running time, operating time
iniş süresi, inme süresi (ışık) - temps de descente, temp de décroissance - decay time, fall time
boşta geçen süre, zaman kaybı, personelin çalışamadığı süre - temps mort, temps d'inactivité - dead time, idle time
kısa sürede, hemen - à brave échéance - in a short period of time
yapmanın tam sırası, yapmak çok yerinde olur, yapmak için en uygun zaman - c'est le cas de f. qch - it is time to do sth
süre - délai - time, period
sürede sapma - écart, écart de temps - deviation, gap, time gap
bu arada, bu meyanda - entre-temps - meanwhile, in the mean time, by the way
zaman kullanımı, zaman yönetimi, iş fazları - ordonnancement - time management, scheduling
şimdilik - ores, pour le moment - for the time being
zaman aşımı - péremption - time limit
safha - planning - time scale, schedule, progress schedule
süre uzatımı - prorogation du délai - extension of time
zamana karşı yarışmak - s'efforcer contre le temps - race against time
zamanında - à temps - timely, in time
zaman damgası - horodateur, horodatage - time stamp
zaman bölünmeli çoklama - multiplexage par répartition dans le temps - time division multiplexing
devridaim süresi - durée de recyclage - recycling time
katılım süresine göre - prorata temporis - in proportion to time
uzun süreli, gerçek zamanlı stabilite çalışması - - long-term, real-time stability study
maruziyet süresi - temps d'exposition, durée d'exposition - exposure time, period of exposure, exposure duration
eskiden - autrefois - once upon a time
süre uzatımı - prolongation de la durée du contrat - extension of time
tam zamanlı iş, tam zamanlı çalışma - travailler à temps plein - permanent job, work full hours, full-time job
tutma süresi, tutulma süresi, bekletme süresi - temps de réténtion - retention time
cevap süresi, yanıt süresi, tepki süresi - temps de réponse - response time
tamamlama tarihi - date d'achevèment des travaux - time for completion
çamur kalma süresi - temps de rétention de boue - sludge residence time
ingiliz yaz saati - - british summer time (b.s.t.)
tahmini varış zamanı - heure d'arrivée prévue - estimated time of arrival (e.t.a.)
Bu bir sözlük sitesidir. Cümleler yerine kelimelerin tercümeleri bulunmaktadır.
Site üç dillidir. Fransızca, Türkçe ve İngilizce dilleri arasında teknik terim tercümeleri kullanıcılar ile paylaşılmaktadır.
Site tasarımı sütunlar halindedir. Kullanımı kolaylaştıran özelliklere sahiptir. Mobil uyumludur.
Site ücretsizdir. Bu siteyi kullandığınız için sizden karşılık beklenmemektedir.
Site güvenlidir. Kimliğinizi tespit etmeye yönelik girişimlerde bulunulmamaktadır.
Site karşılıklı etkileşime açıktır. Kullanıcı tarafından alternatif tercüme önerileri ve yorum yapılabilmektedir.
Site gelişmektedir. Yeni içerik eklenmekte, kod geliştirilmektedir.
Sitemiz artık eskisinden de güvenli. Adres çubuğunda gördüğünüz https (Secure Hyper Text Transfer Protocol - güvenli metin aktarma iletişim protokolü) buna işaret etmektedir.
Sonuçları A-Z sıralamak için sütun başlıklarına tıklamanız yeterlidir.
Fransızca çok kullanılan bazı aksanlı harfler için kısayol tuşları:
Yeni eklenen beğenme düğmelerini rahatlıkla kullanabilirsiniz. Kimliğinizi tespit etmeye yönelik girişimlerde bulunulmamaktadır.