işi tıkırında gitmek, rüzgarı arkasına alıp hızla ilerlemek, pupa yelken gitmek - avoir le vent en poupe -
tüm gemilerini yakmak, yakıp gitmek, geri dönüşü imkansız hale sokarak gitmek - brûler ses vaisseaux -
ziyarete gitmek, ziyaret etmek, görmeye gitmek - rendre visite à - visit, pay a visit
gitmek, varmak, başvurmak (bir konuda birine gitmek) - reprocher - reproach
iyi gitmek - - put together
iyi niyetli, iyi niyetle - de bonne volonté - with good will, in good will
anlaşma, uzlaşma, yorum, anlam, çok iyi bilme, anlama, uyum, iyi geçinme, birleşme, bir araya gelme, ittifak - entente - understanding, agreement
tedavi edilemez, tedavisi olmayan, geçmez, iyi olmaz, düzeltilemez, çaresi bulunmaz, çaresi bulunmayan, giderilemez, adam olmaz, yola gelmez, iyi olmaz hasta, düzelmez, çaresiz, devasız - incurable - incurable
çarkını döndürmesini bilmek, çarkını iyi idare etmek, işini iyi yürütmek - mener bien sa barque -
birisi ile anlaşmak, uyuşmak, iyi ilişkilerde olmak, iyi geçinmek - s'entendre avec qn - get along with smb
iyi hal kağıdı, iyi hal belgesi - certificat de moralité - certificate of good conduct
iyi niyet çerçevesinde, iyi niyetle - de bonne foi - in good faith
sandığa gitmek, oy vermek - aller aux urnes - go to the polls
düello yapmak, düello etmek, düelloya gitmek - aller sur le terrain - duel
sürgüne gitmek, sürgünde olmak, sürülmüş olmak - aller, être en exil - be exiled
çok hızlı gitmek, koşmak - brûler le pavé -
kapıyı çarpmak, çarpıp çıkmak, kapıyı vurup gitmek - claquer la porte -
kaybolmak, yitip gitmek - confondre - confuse, mix up
kendini batmış gibi göstermek, uydurma batkı yoluna sapmak, hileli iflasa gitmek - faire banqueroute - go bankrupt
kuşatmayı kaldırmak, çekip gitmek - lever le siège -
ilerlemek, ileri gitmek, gelişmek, gelişim göstermek - s'avancer - progress
greve gitmek, grev yapmak - se mettre en grève, faire grève, faire la grève - go on strike
gitmek, varmak - se rendre - go
gitmek - se rendre à - go, visit
hoşuna gitmek - - take a fancy to
bir tarihe dayanmak, gitmek - remonter à - date back
ana vatanına geri gitmek, geri girmek - regagner son pays d'origine - regain the right of entry to his country of origin
geçmek, arabayla geçmek, gitmek, dolaşmak - circuler - drive along, circulate
tasfiyeye gitmek - liquider - liquidate
dava açmak, itiraz davası açmak, temyize gitmek, kararı temyiz etmek - interjeter un appel - lodge an appeal
temyize gitmek - recours en appel - appeal
iyi niyet - bonne foi - good will
içtenlikle, hiçbir kötülük düşünmeden, tamamen iyi niyet çerçevesinde - en toute bonne foi - with a complete good will
uzmanlık alanı söz konusu olmak, iyi bildiği bir konu hakkında konuşuluyor olmak - être sur son terrain - in one's domain of expertise
bir işi sağlıklı bir şekilde yürütmek, iyi şartlar altında gerçekleştirmek - mener à bien - bring sth. to a successful conclusion
iyi hal kağıdı - satisfecit -
iyi bakmak, dikkatle yapmak, özen göstermek, özenle yapmak - soigner - look after, pay attention
iyi niyetli - bien intentionné - good-spirited
iyi üretim uygulamaları - bonnes pratiques de fabrication - good manufacturing practices
iyi inşaat uygulamaları - bonnes pratiques de construction - good construction practices
iyi endüstriyel uygulamalar - bonnes pratiques industrielles - good industrial practices
iyi uygulamalar - bonnes pratiques - good practices
iyi laboratuvar uygulamaları (ilu) - - good laboratory practice (glp)
mevcut en iyi teknikler (bat) - meilleures techniques disponibles - best available techniques (bat)
iş ile ilgili fen ve sanat kuralları, iyi uygulamalar - règles d'art concernant les travaux - good construction practices
en iyi kullanılabilir teknoloji - meilleure technologie disponible - best available technology
iyi düşünülmüş karar - décision bien réflechie, décision bien pesée, décision bien raisonnée - well-thought-out decision
iyi mühendislik uygulamaları, mesleki kurallar - règles de l'art - good engineering practices
daha iyi düşünerek karar vermek - prendre une décision plus réflechie - take a better-thought-of decision
mutabakat anlaşması, mutabakat zaptı, iyi niyet sözleşmesi - protocole d'accord - memorandum of understanding (mou), (m.o.u.)
Bu bir sözlük sitesidir. Cümleler yerine kelimelerin tercümeleri bulunmaktadır.
Site üç dillidir. Fransızca, Türkçe ve İngilizce dilleri arasında teknik terim tercümeleri kullanıcılar ile paylaşılmaktadır.
Site tasarımı sütunlar halindedir. Kullanımı kolaylaştıran özelliklere sahiptir. Mobil uyumludur.
Site ücretsizdir. Bu siteyi kullandığınız için sizden karşılık beklenmemektedir.
Site güvenlidir. Kimliğinizi tespit etmeye yönelik girişimlerde bulunulmamaktadır.
Site karşılıklı etkileşime açıktır. Kullanıcı tarafından alternatif tercüme önerileri ve yorum yapılabilmektedir.
Site gelişmektedir. Yeni içerik eklenmekte, kod geliştirilmektedir.
Sitemiz artık eskisinden de güvenli. Adres çubuğunda gördüğünüz https (Secure Hyper Text Transfer Protocol - güvenli metin aktarma iletişim protokolü) buna işaret etmektedir.
Sonuçları A-Z sıralamak için sütun başlıklarına tıklamanız yeterlidir.
Fransızca çok kullanılan bazı aksanlı harfler için kısayol tuşları:
Yeni eklenen beğenme düğmelerini rahatlıkla kullanabilirsiniz. Kimliğinizi tespit etmeye yönelik girişimlerde bulunulmamaktadır.