tutma süresi, kalma süresi, stok süresi, saklama süresi - temps de séjour, temps de conservation, temps de stockage - retention time, storage time
ile eş zamanlı olarak - en même temps avec - in the same time with
aynı şekilde - de la même façon, de la même manière - in the same manner
imzalanır imzalanmaz aynı günde geciktirmeden - le jour même pour ne pas dire l'instant même -
yansıtma faturası kesmek - refleter la même facture, établir une facture de même montant - issue an invoice to the same amount, issue a reflection invoice
hizmetten yararlandırma faturası kesmek - refleter la même facture, établir une facture de même montant - issue a client invoice
nipel, boru rakoru, meme, meme ucu - mamelon - nipple
eş zamanlı olarak - en même temps - concurrently
bu süre zarfında - au cours de ce délai, en même temps, alors - during this time, while
aynı anda - en même temps - at the same time atst
bu esnada - en même temps - meanwhile
eş zamanlı olarak - simultanèment, en même temps - simultaneously
zaman zaman - de temps en temps - occasionally
gecikme süresi, bekleme süresi - temps de latence, temps d'attente - latency period, latency
bazen, ara sıra - de temps en temps - occasionnally
gelişme süresi, yükselme süresi - temps de montée, temps de croissance - rise time
boşta geçen süre, zaman kaybı, personelin çalışamadığı süre - temps mort, temps d'inactivité - dead time, idle time
sünmenin zamanla değişimini ifade eden katsayı - coefficient qui rend compte du développement du fluage avec le temps après chargement - coefficient to describe the development of creep with time after loading
ray geometrisi datalarını ölçmeye yarayan elle itmeli ölçüm cihazı - chariot électronique pousse main pour la mesure des paramètres géometriques de la voie, écartement de voie, marche avec un dispositif pda fournit avec le matériel, fournit avec un coffret de transport - electronic hand-pushed trolley for track geometry parameters measurement, track gauge, works with a supplied pda, supplied with transportation case
aynı kaderi paylaşmak, akıbeti aynı - connaitre le même sort - share the same fate
aynı şekilde, aynı biçimde - de même - in the same way, similarly, likewise
nasıl ise öyle, aynı onun gibi - de même que - like, as, as well as
olsa bile, olsa da - quand bien même - even though, even if
hatta, ve hatta - voire, et même - even, indeed
cıvata somunu rayları tekerlek cıvata somunları için - gabarits universels, même informatisés - creepers
kendi inisiyatifine bağlı olarak - à l'initiative de soi-même - at its own initiative
firmanın kendi kullanımı için imalatı - production de l'entreprise pour elle même - production of the company for itself
meme tutucu - chalumeau - torch
erkek meme - fiche male, prise male - male plug
dişi meme - prise femelle - female plug
kendi başına - par lui-même, en personne - by himself, by herself
meme sağlığı - santé du sein - breast health
aynı anlama gelmek - valoir dire la même chose - mean same thing
aynı gün - le même jour - within the same day
olsa da, rağmen - quant bien même - even if, even though
hemfikir olmak, aynı fikirde olmak - convenir, partager la même opinion, partager l'avis - share the same idea, agree with smb,
paralel olarak, aynı şekilde, benzer şekilde, uygun şekilde - en même que - concurrent to
başa baş - dans la même ligne - in the same line
bu arada - par la même occasion - at the same time
kendini kandırmak - tromper soi-même, croire à ses propres mensonges - fool oneself
olsa bile - même si - even if
meme kanseri - cancer du sein - breast cancer
sürede sapma - écart, écart de temps - deviation, gap, time gap
bu arada, bu meyanda - entre-temps - meanwhile, in the mean time, by the way
zamana karşı yarışmak - s'efforcer contre le temps - race against time
zamanında - à temps - timely, in time
zaman bölünmeli çoklama - multiplexage par répartition dans le temps - time division multiplexing
maruziyet süresi - temps d'exposition, durée d'exposition - exposure time, period of exposure, exposure duration
tam zamanlı iş, tam zamanlı çalışma - travailler à temps plein - permanent job, work full hours, full-time job
yarım gün çalışma, yarımgün iş, yarızamanlı iş, yarı zamanlı çalışma - travailler à temps partiel - part-time job, work part-time
Bu bir sözlük sitesidir. Cümleler yerine kelimelerin tercümeleri bulunmaktadır.
Site üç dillidir. Fransızca, Türkçe ve İngilizce dilleri arasında teknik terim tercümeleri kullanıcılar ile paylaşılmaktadır.
Site tasarımı sütunlar halindedir. Kullanımı kolaylaştıran özelliklere sahiptir. Mobil uyumludur.
Site ücretsizdir. Bu siteyi kullandığınız için sizden karşılık beklenmemektedir.
Site güvenlidir. Kimliğinizi tespit etmeye yönelik girişimlerde bulunulmamaktadır.
Site karşılıklı etkileşime açıktır. Kullanıcı tarafından alternatif tercüme önerileri ve yorum yapılabilmektedir.
Site gelişmektedir. Yeni içerik eklenmekte, kod geliştirilmektedir.
Sitemiz artık eskisinden de güvenli. Adres çubuğunda gördüğünüz https (Secure Hyper Text Transfer Protocol - güvenli metin aktarma iletişim protokolü) buna işaret etmektedir.
Sonuçları A-Z sıralamak için sütun başlıklarına tıklamanız yeterlidir.
Fransızca çok kullanılan bazı aksanlı harfler için kısayol tuşları:
Yeni eklenen beğenme düğmelerini rahatlıkla kullanabilirsiniz. Kimliğinizi tespit etmeye yönelik girişimlerde bulunulmamaktadır.