Logo Teknik Terminoloji
Anasayfa Sayı Çevir Kategoriler Kullanım Hakkımızda İletişim EnglishEnglish FrançaisFrançais

Have Problem Solving And Analytical Thinking Competency Tercümesi

Fransızca Türkçe İngilizce Teknik Terimler Sözlüğü


analitik düşünme ve sorunları çözme becerisine sahip - doté d'un esprit analytique, capacité à résoudre des problèmes - have problem solving and analytical thinking competency

sürekli problem, sürekli görülen problem - problème récurrent - recurring problem

idare (bilginin idaresi vb) - maîtrise - competency, literacy

marifet, hüner, beceri, kabiliyet - compétence, habileté, capacité, aptitude - skill, talent, ability, competency

devrimci düşünce - réflexion révolutionnaire - revolutionary thinking

düşünce-yoğun - - thinking-intensive work

yaratıcı düşünen kişiler - personne à pensée créative - creative-thinking people

olap, küp dosyası - traitement analytique en ligne, base de données multidimensionnelle - olap, online analytical processing

analitik irdeleme, analitik çalışma - étude analytique - analytical study

çözümsel kimya, analitik kimya - chimie analytique - analytical chemistry

ms office ve primavera programlarına hakim - une bonne maitrise des logiciels ms office et primavera - have strong knowledge and experience in ms office and primavera

rastlantı, zorluk, engel, olasılık - aléa - hazard , problem

bir sorunu çözmek, halletmek - pallier à - solve (a problem)

sorunsuz - sans problème - without problem

sınır değer sorunu - problème de valeur limite - boundary value problem

suni sorun - problème artificiel - artificial problem

sorun yaratmak - causer de problème - cause problem

sorun çözmek - resoudre un problème - solve a problem

muvacehesinde - ceci étant exposé, il est convenu et arété ce qui suit, ceci exposé - in consideration of the foregoing the parties have agreed upon the following terms and conditions

tütün, tütün mamulleri ve alkollü içkiler piyasası düzenleme kurumu teşkilatı, çalışma usul ve esasları ile personelinin mali ve sosyal hakları hakkında yönetmelik - - regulation on the organization, operational procedures and principles as well as the financial and social rights of the staff of the regulatory board for tobacco and tobacco products and alcoholic beverages industry

fidic sarı kitap, tasarım ve inşaat - fidic conditions de contrat pour la conception-construction pour les travaux electriques et mécaniques et pour les travaux de bâtiment et de génie civil conçus par l'entrepreneur - fidic conditions of contract for plant and design-build for electrical and mechanical plant and for building and engineering works designed by the contractor fidic yellow book 1999 edition

motorlu araçların ve römorklarının zorunlu tanıtım levhaları ve etiketleri, takılma yerleri ve yöntemleri ile ilgili tip onayı yönetmeliği - homologation des véhicules à moteurs et leurs remorques en ce qui concerne les plaques et inscriptions réglementaires, leur emplacement et les modes de leur apposition - statutory plates and inscriptions for motor vehicles and their trailers, and their location and method of attachment

bir şey yapması zorunlu olmak, bir şey yapmak zorunda olmak - avoir à faire qqch. - have to do sth, must do sth.

erişimi olmak, girebilir olmak, girmek - avoir accès à qqch - have access to sth

makamına çıkmak, huzuruna çıkmak - avoir accès auprès de qqn, près de qqn - have access to smb

iradeli olmak - avoir de la volonté - have a strong will

birine, bir şeye güvenmek, inanmak - avoir foi en - have faith in

hakkı olmak - avoir le droit de f qqch. - to have the right to do sth.

bir bağı olmak - avoir une liaison - have relation

sahip olmak - disposer de qqch. - have sth. at one's disposal

çekincelerini belirtmek - faire des réserves - have reservations about

son söz hakkına sahip olmak - avoir le dernier mot - have the last say

bir şeyin bir şey üzerinde herhangi bir etkisi olmaması - être sans incidence sur qqch. - have no effect on sth

bir şey yapmak üzere, amacı bir şey yapmaktır - avoir pour vocation à - have the intention of, purpose of

bir şeye, birine başvurmak - faire appel à - have recourse to

e başvurmamak - n'avoir pas le droit de faire recours à - have no recourse over

aynı sonuçlara haiz olacaktır - aura les mêmes conséquences - shall have the same consequences

birisine bir yere başvurmak - se pourvoir - have recourse to, apply, appeal

edindiğimiz bilgilere göre - selon les informations qu'on a reçues - with regard to the information we have acquired

kendisini (birisi nezdinde) onaylatmak - se faire accréditer - have oneself accredited by smb

ikna kabiliyeti yüksek, insan ilişkilerinde başarılı - une forte habilété de persuasion avec bonnes relations interpersonnelles - be successful in human relationships, have strong powers of persuasion

iyi lider özelliklerine sahip - doté des compétences et qualités d'un bon leader - have leadership features

çok işi olmak, elinde çok iş olmak - avoir du pain sur la planche pour travailler - have a great deal of work in hand

yürütmeyi durdurma etkisi bulunmak - avoir un effet suspensif d'exécution - have an effect of suspension of execution (stay of execution)

proje çizdirmek - soutraiter les études, avoir les études élaborées par un tiers - subcontract the design, have the design prepared by a third party

ayakları yerde olmamak, düşler içinde yüzmek, kafası bulutlarda olmak - se perdre dans les nuages - walk on clouds, have one's head in the clouds

önce gelmek, öncelikli olmak - avoir la préséance sur, prévaloir - take precedence over, have precedence

hükmedilebilme - avoir le droit de décider sur qqch - have the right to decide upon sth

para bozdurmak - changer de l'argent - have some change

yönetim giderleri ve amortisman ödemeleri - frais de gestion et dotations aux amortissements - management and depreciation expenses, overheads and depreciation expenses, operating and depreciation expenses

Tam Eşleşenler 1
İçinde Geçenler 49
problème récurrent
recurring problem
Diğer
N M
maîtrise
competency, literacy
Diğer
N F
devrimci düşünce
revolutionary thinking
Ekonomi
N F
düşünce-yoğun
Ekonomi
Diğer
N F
étude analytique
analytical study
Bilişim
N F
chimie analytique
analytical chemistry
Tıp
N F
aléa
hazard , problem
Diğer
N M
pallier à
solve (a problem)
Diğer
V
sans problème
sorunsuz
without problem
Diğer
Prép.
sınır değer sorunu
boundary value problem
Bilişim
N M
problème artificiel
suni sorun
artificial problem
Hukuk
N M
causer de problème
sorun yaratmak
cause problem
Diğer
V
resoudre un problème
sorun çözmek
solve a problem
Diğer
V
avoir accès à qqch
have access to sth
Diğer
V
avoir de la volonté
iradeli olmak
have a strong will
Diğer
V
avoir foi en
have faith in
Diğer
V
hakkı olmak
Hukuk
V
avoir une liaison
bir bağı olmak
have relation
Diğer
V
disposer de qqch.
sahip olmak
Diğer
V
faire des réserves
Hukuk
V
avoir le dernier mot
have the last say
Ekonomi
V
faire appel à
have recourse to
Diğer
V
e başvurmamak
have no recourse over
Hukuk
V
se pourvoir
Diğer
V
se faire accréditer
Teknik Ofis
V
changer de l'argent
para bozdurmak
have some change
Ekonomi
V
Fr.problème récurrent
En.recurring problem
N M
Fr.maîtrise
Tr.idare (bilginin idaresi vb)
En.competency, literacy
N F
Fr.réflexion révolutionnaire
Tr.devrimci düşünce
En.revolutionary thinking
N F
Fr.
Tr.düşünce-yoğun
En.thinking-intensive work
En.creative-thinking people
N F
Fr.étude analytique
En.analytical study
N F
Fr.chimie analytique
En.analytical chemistry
N F
Fr.aléa
En.hazard , problem
N M
Fr.pallier à
En.solve (a problem)
V
Fr.sans problème
Tr.sorunsuz
En.without problem
Prép.
Fr.problème de valeur limite
Tr.sınır değer sorunu
En.boundary value problem
N M
Fr.problème artificiel
Tr.suni sorun
En.artificial problem
N M
Fr.causer de problème
Tr.sorun yaratmak
En.cause problem
V
Fr.resoudre un problème
Tr.sorun çözmek
En.solve a problem
V
Fr.avoir accès à qqch
En.have access to sth
V
Fr.avoir de la volonté
Tr.iradeli olmak
En.have a strong will
V
Fr.avoir foi en
En.have faith in
V
Fr.avoir le droit de f qqch.
Tr.hakkı olmak
V
Fr.avoir une liaison
Tr.bir bağı olmak
En.have relation
V
Fr.disposer de qqch.
Tr.sahip olmak
En.have sth. at one's disposal
V
Fr.faire des réserves
Tr.çekincelerini belirtmek
En.have reservations about
V
Fr.avoir le dernier mot
En.have the last say
V
Fr.faire appel à
En.have recourse to
V
Tr.e başvurmamak
En.have no recourse over
V
Fr.se pourvoir
V
Tr.hükmedilebilme
V
Fr.changer de l'argent
Tr.para bozdurmak
En.have some change
V

Site Hakkında

Bu bir sözlük sitesidir. Cümleler yerine kelimelerin tercümeleri bulunmaktadır.

Site üç dillidir. Fransızca, Türkçe ve İngilizce dilleri arasında teknik terim tercümeleri kullanıcılar ile paylaşılmaktadır.

Site tasarımı sütunlar halindedir. Kullanımı kolaylaştıran özelliklere sahiptir. Mobil uyumludur.

Site ücretsizdir. Bu siteyi kullandığınız için sizden karşılık beklenmemektedir.

Site güvenlidir. Kimliğinizi tespit etmeye yönelik girişimlerde bulunulmamaktadır.

Site karşılıklı etkileşime açıktır. Kullanıcı tarafından alternatif tercüme önerileri ve yorum yapılabilmektedir.

Site gelişmektedir. Yeni içerik eklenmekte, kod geliştirilmektedir.

Sitemiz artık eskisinden de güvenli. Adres çubuğunda gördüğünüz https (Secure Hyper Text Transfer Protocol - güvenli metin aktarma iletişim protokolü) buna işaret etmektedir.

Sonuçları A-Z sıralamak için sütun başlıklarına tıklamanız yeterlidir.

Fransızca çok kullanılan bazı aksanlı harfler için kısayol tuşları:

  • œ : alt + 0156 (Klavyenin solundaki Alt düğmesi ve sağındaki sayısal tuş takımından 0156 tuşlarını kullanarak.)
  • Accent grave : à : alt-gr + ; + a (bunu aynı şekilde è, ù, ò, ì, yazmak için de kullanabilirsiniz)
  • Accent aigu : é : shift + é (yukarıdaki sayı takımının en solunda)
  • Accent circonflexe : ê : shift + 3 + e (yukarıdaki sayı takımındaki) (bunu aynı şekilde â, û, ô, î yazmak için de kullanabilirsiniz)
  • Accent Trema :
      ä : alt + 132 (sağdaki sayı takımındaki)
      ë : alt + 137 (sağdaki sayı takımındaki)
      ï : alt + 139 (sağdaki sayı takımındaki)
  • Yeni eklenen beğenme düğmelerini rahatlıkla kullanabilirsiniz. Kimliğinizi tespit etmeye yönelik girişimlerde bulunulmamaktadır.